Home Ask me anything Following Likes Archive
BIRAK DAĞINIK KALSIN
[Flash 9 is required to listen to audio.]
  • Artist: Sean Lennon
  • Track: Parachute
  • Album: Friendly Fire

Şimdi bazı şarkılar var, bazı mekanlar var ve bazı insanlar var. O güzel insanlar bazen giderler. Giderken üzerler, ağlatırlar hünkür hünkür, sonra için için. Ottan moktan birçok anınız durduk yere aklınıza gelir. Koca şehirde yapayalnız hissedersiniz. Bana bu sözler pek roman, pek abartı gelirdi. Meğer öyle değilmiş.

Görkemli serseri bu şarkıyı bana 19 Mayıs akşamı Corvus’ta dinletti. Göndereceği playlist’e koymayacakmış. Bunu dinleyince diğerlerini dinlemeyecekmişim çünkü. Beni bu kadar iyi tanıman hoşuma gitmiyor lanet olası. Tamam, yalan söyledim.

O gece Ankara’da süper yağmur vardı. Biz Kıtır’dan kokoreç aldık. O yağmurda yürüyerek bir güzel yedik. Arada ıslandın farkındayım.

Ama sen gidiyorsun, bunlar benimle kalıyor farkında mısın? 


Bazı insanlar bu kadar güzel olmamalı.

Anonymous asked: Şükür kavuşturana. az takip etmedim o blogunu saatlerce bloğunda kalıp arşivini didiklerdim.çok hoşuma giden kareler sözler ve şarkılarla bağımlısı olmuştum Niye anonim olarak geldim çünkü tum kullanıcısı değilim Neyse tekrar bloğundayım ama gördüğüm kadarıyla aktif değilsin paylaşımlarda Neden oslem

Çalışıyorum dolayısıyla pek vakit ayıramıyorum (ayırmak da istemiyorum aslında) internete. Bunun yanında önceleri pek yazmaya meraklıydım, şimdilerde biraz daha içimde yaşamayı seviyorum. Aslına bakarsan öncesine göre anlatılacak çok şey var. Ben ifade edemiyorum. Bazen de üşeniyorum.

“Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum”

“Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum”

Bence mutluluğum başkalarına/başkasına, başka bir şeye bağlı olmamalı. Ama öyle. Hep de öyle oldu, olacak da sanki.

Anonymous asked: merhaba özlem belki beni şu sözden hatırlarsın tezer özlünün bir sözünü research ederken buraya geldim mutlu etti.. daha önceki paylaşımların nerede bişeyler olmuş ama anlamadım?

Hatırlayamadım affet :)

Daha önceki paylaşımlarım diğer blogumdaydı. Bu sayfa yeni, gıcır. Ondandır bu bir şeyler.

Hamiş: Özlem diyorsun neden anonim geliyorsun ki?

edit: hatırladım sanki. google’da en başta blogumda bulmuştun. =)

Tıklım tıklım yalnızdım

Bu sadece bir şarkı sözü değil. Anlatılan hepimizin hikayesi fakat sorun bu değil. Giriş afili olsun diye yazdım-dım-dım. Benim anlamlı bir yalnızlığa ihtiyacım var. Fiziken yalnız olmak istiyorum. Aslında burada Türkçe yetersiz kalıyor ya da ben ifadede yetersizim. 

Loneliness değil sorun, alone kalabilmekte.

Anlatabildim galiba. Feci uykum var.

  • Yalan söylemeyi beceremeyenler de var. Bu kadar.
  • Bugünlerdi konuşmaya başlamıştık yahu bir bakayım ilk mesajını ne zaman göndermiş derken baktım ki o gün bugünmüş. Şaşırmadım tabi böyle olmasına. Güzel gün 4 Mayıs. Hoşgelmişsin.

Hani şu dinlediğin şarkıların o anı yaşatması vardır. Şimdi yaklaşık 97 şarkıda bunu yaşıyorum. Bunlar çok güzel şeyler. O zaman farkında olmayıp da aslında ne kadar güzel şeyler yaşadığımı hatırlıyorum. İliklerime kadar hissediyorum o zamanlar o şarkıyı dinlerken olanları.

Burukluk var şimdi. Pis bir burukluk. Ne kadar safmışım diyorsun. Bu aptallık da olabiliyor, mutlu bir cehalet de. Ama farkında değilmişsin sonra olacakların, sanki gözün bağlı uçuruma mutlu bir şekilde gidiyormuşsun gibiymiş. Bilmiyorum U dönüşü ne zaman. Şimdilik hafiften frenlemek dışında yapabileceğim bir şey yok. Frenlerin de kontrolü bende olsa keşke. En çok da bu canımı sıkıyor ya zaten.

Ben yatayım.

Max Frisch’in Anketi

1. Siz ve sevdikleriniz öldükten sonra insan ırkının korunması gerektiğine gerçekten inanıyor musunuz?
2. Kısaca sebeplerinizi sıralayın.
3. Çocuklarınızın kaçını isteyerek dünyaya getirmediniz?
4. Kiminle hiç tanışmamış olsaydınız çok daha iyi olurdu?
5. Bir başkasına haksızlık ettiğinizin farkında mısınız (karşınızdaki kişinin bunu bilmesi gerekmiyor)? Eğer öyleyse, bu kendinizden – ya da diğer kişiden – nefret etmenize yol açıyor mu?
6. Mükemmel bir hafızanız olsun ister miydiniz?
7. Hastalık, kaza vs. neticesi ölmesi sizi umutla dolduracak bir politikacının ismini veriniz. Yoksa hepsinin yeri doldurulamayacak kadar önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz?
8. Şu anda hayatta olmayan hangi kişi ya da kişileri yeniden görmek isterdiniz?
9. Hangilerini görmek istemezdiniz?
10. Başka bir ulus (ya da medeniyetin) bir parçası olmayı tercih eder miydiniz? Öyleyse hangisi?
11. Hangi yaşa kadar yaşamak istiyorsunuz?
12. Dünyayı inandığınız şekilde düzeltmek için yeterince gücünüz olsaydı, çoğunluğun arzusuna karşı kendi bildiğiniz gibi davranır mıydınız? (Evet ya da Hayır)
13. Madem doğruyu bildiğinize inanıyorsunuz, o zaman neden ona göre davranmıyorsunuz?
14. Sizce hangisinden nefret etmek daha kolay? Bir gruptan mı, yoksa bir bireyden mi? Ya siz, bireysel olarak mı nefret ediyorsunuz, yoksa bir grubun parçası olarak mı?
15. Zamanla bilgelik kazanabileceğinize inanmaktan ne zaman vazgeçtiniz – ya da hala buna inanıyor musunuz? Yaşınızı belirtin.
16. Kendinizi eleştirebileceğinize inancınız tam mı?
17. Sizce başkaları sizde nelerden hoşlanmıyor? Peki ya siz kendinizde neleri sevmiyorsunuz? Eğer bunlar aynı şeyler değilse, hangisini gözardı etmek size daha kolay geliyor?
18. Hiç doğmamış olabileceğiniz fikrini (eğer bu aklınıza geliyorsa tabii) rahatsız edici buluyor musunuz?
19. Ölmüş birini düşündüğünüzde, onun sizinle konuşmasını mı tercih edersiniz, yoksa daha çok sizin söylecekleriniz mi olur?
20. Herhangi birini seviyor musunuz?
21. Nereden biliyorsunuz?
22. Varsayalım ki şu ana kadar hiç kimseyi öldürmediniz. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?
23. Mutlu olmak için neye ihtiyacınız var?
24. Ne için şükran duyuyorsunuz?
25. Hangisini tercih ederdiniz: ölmeyi mi yoksa sağlıklı bir hayvan olarak yaşamaya devam etmeyi mi? Hangi hayvan?

Özgür

girledie:

’ < Ruh eşi nedir, onu bile bilmiyorum. Sen biliyor musun?

< Seni olabileceğin kadar sen kılan kişi. Belki de ruh eşin, ruhunu olgunlaşmaya zorlayan kişidir. Olgunlaşmak her zaman iyi gelmez insana. ‘

(Source: annatoprak)